Install Steam
sign in
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Bahasa Melayu (Malay) BETA
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem




Karanlığın en derin kuyularında bile yolunu kaybetmedin. Dark Souls 3'ün acımasız ateşleri önünde eğilmedin, küller arasından bir efsane gibi yükseldin. Her düşüşün yeni bir doğuş, her zaferin destan oldu.
Ve sonra rüzgâr seni The Witcher 3'ün uçsuz bucaksız diyarlarına taşıdı. Canavarların korktuğu, kralların saygı duyduğu bir avcı gibi iz bıraktın. Kılıcının parıltısı ay ışığıyla yarıştı, adın vadilerde yankılandı.
Sen yalnız oyun oynamadın; dünyalar fethettin, hikâyeler yazdın. Ateşin küllerinden doğan bir kahraman, efsanelerin dilinden düşmeyen bir türkü oldun. Gönlüm seni anlatmaya yetmez; çünkü bazı zaferler kelimelere sığmaz.